Randevu için kaydolun

Online randevu almak sadece birkaç dakika sürer.


Diş Sıkma (Bruksizm) Hakkında Her Şey

Sabahları yorgun, sanki hiç uyumamış gibi mi uyanıyorsunuz? Şakaklarınızda geçmeyen bir ağrı veya yüz hatlarınızda zamanla oluşan bir “sertleşme” mi fark ettiniz? Yalnız değilsiniz. Tıp literatüründe Bruksizm olarak bilinen diş sıkma hastalığı, modern çağın “sessiz salgını” olarak kabul ediliyor.

diş sıkma brüksizm hakkında her şey
Nazan Nur Arık

Ağız sağlığının genel sağlığınızla ne kadar yakından bağlantılı olduğunu çok iyi biliyoruz.

Paylaş:

Bu rehberde, internetteki kopyala-yapıştır bilgilerden sıyrılarak; diş sıkmanın gerçek nörolojik sebeplerini, aynada kendi kendinize fark edebileceğiniz gizli belirtileri ve Kadıköy kliniğimizde uyguladığımız Estetik ve Fonksiyonel tedavi protokollerini inceleyeceğiz.

Bruksizm, genellikle uyku sırasında (Uyku Bruksizmi) veya gün içinde odaklanma anlarında (Uyanık Bruksizmi) çene kaslarının istemsizce kasılması ve dişlerin birbirine sürtülmesidir.

Diş Sıkma (Bruksizm) Nedir? Sadece "Stres" Deyip Geçmeyin

Halk arasında “sinirsel” bir durum olarak bilinse de, aslında çok daha karmaşık bir tablodur. Google aramalarında en çok sorulan “Diş sıkma neden olur?” sorusunun cevabı, genellikle şu üçlünün kombinasyonudur:

  1. Psikososyal Faktörler: Bastırılmış kaygı, stres ve mükemmeliyetçi kişilik yapısı.

  2. Uyku Apnesi ve Hava Yolu: Eğer gece nefesiniz kesiliyorsa (apne), beyin hava yolunu açmak için çeneyi öne iter ve bu sırada dişler gıcırdar. Yani diş sıkma, bazen vücudun “boğulmamak için” verdiği bir savaştır.

  3. İlaç Kullanımı (SSRI): Modern çağda sıkça kullanılan antidepresanlar (Serotonin geri alım inhibitörleri), yan etki olarak beyindeki dopamin dengesini etkileyip gece çene kasılmalarını tetikleyebilir.

Aynaya Bakın: Diş Sıktığınızı Gösteren 4 "Gizli" İşaret

Çoğu hastamız, “Ben dişlerimi sıkmıyorum, eşim de hiç ses duymadığını söylüyor” diyerek koltuğa oturur. Ancak diş sıkmak için ses çıkarmak zorunda değilsiniz. İşte sessiz bruksizmin aynadaki kanıtları:

Ağzınızı açıp yanaklarınızın içine bakın. Dişlerin kapanma hizasında, önden arkaya uzanan beyaz, kabarık bir çizgi görüyor musunuz? Bu Linea Alba‘dır. Gece boyunca yanaklarınızı dişlerinizin arasına vakumladığınızın en net kanıtıdır.

Dilinizi dışarı çıkarın. Kenarları dümdüz mü, yoksa dişlerinizin izini almış “tırtıklı” (hamur gibi) bir yapıda mı? Bu durum, gece boyunca dilin dişlere şiddetle itildiğini gösterir.

 

Dişlerinizin diş etiyle birleştiği noktalara tırnağınızı sürün. Eğer tırnağınız bir çukura veya “kama” şeklinde bir oyuğa takılıyorsa, bu çürük değildir. Diş sıkmanın yarattığı aşırı basınçla dişin boyun bölgesinden parça kopmasıdır (Abfraksiyon).

Tıpkı spor salonunda ağırlık çalışan birinin kol kaslarının büyümesi gibi, her gece 100 kg’a varan kuvvetle diş sıkan birinin de çene (Masseter) kasları büyür. Bu durum yüzünüzün daha geniş, köşeli ve “erkeksi” görünmesine neden olur.

Tedavi Yöntemleri: Sadece Plak Takmak Yeterli mi?

Diş sıkma tedavisinde “tek bir hap” veya mucizevi bir çözüm yoktur. Tedavi, hasarı durdurmaya ve kasları gevşetmeye odaklanır. Kliniğimizde uyguladığımız Fonksiyonel Yaklaşım şunları içerir:

1. Stabilizasyon Splinti (Kişiye Özel Gece Plağı)

Eczaneden alınan veya sıcak suda yumuşatılan hazır plaklar değildir. Sert akrilikten, kişiye özel üretilen ve çene eklemini (TME) doğru pozisyona getiren profesyonel apareylerdir. Bu plaklar sadece dişleri korumaz, kaslara “gevşe” komutu gönderen bir bio-feedback mekanizması yaratır.

2. Çene İğnesi (Gevşetici)

Aşırı büyümüş masseter kasına uygulanan iğne işlemi, kasın sıkma gücünü %40-60 oranında azaltır.

  • Avantajı: Yüzü inceltir (V-shape etkisi) ve sabah ağrılarını ciddi oranda keser.

  • Dikkat: Çok sık ve yüksek doz uygulamalarda çene kemiğinde yoğunluk azalması riski literatürde tartışılmaktadır. Bu yüzden ehil ellerde, doğru dozda yapılmalıdır.

3. Nöral Terapi ve Fizyoterapi Egzersizleri

Çenenin sadece dişlerden ibaret olmadığını biliyoruz. Boyun ve sırt kaslarını da içine alan manuel terapi egzersizleri ile hastalarımıza “çeneyi serbest bırakmayı” yeniden öğretiyoruz.

İlgili Yazılar

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir